Haber Kural
SAĞLIK 04.03.2026 - 10:07

Prof. Dr. Sabahattin Destek Uyardı: Kolon Polipleri Kanserin Sessiz Habercisi Olabilir

  Kolon ve rektum kanserleri, dünyada ve Türkiye’de en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Ancak uzmanlara göre bu hastalıkların en önemli ö

Prof. Dr. Sabahattin Destek Uyardı: Kolon Polipleri Kanserin Sessiz Habercisi Olabilir
  Kolon ve rektum kanserleri, dünyada ve Türkiye’de en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Ancak uzmanlara göre bu hastalıkların en önemli özelliği, büyük oranda önlenebilir olmaları ve erken teşhis edildiklerinde tamamen tedavi edilebilmeleri. Kolon kanserinin çoğu zaman sessiz ilerlediğine dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sabahattin Destek, özellikle kolon poliplerinin bu sürecin en kritik halkasını oluşturduğunu belirterek konuya ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Kolon polipleri, kalın bağırsağın iç yüzeyinde gelişen ve çoğu zaman iyi huylu olan küçük doku büyümeleri olarak tanımlanıyor. Başlangıçta herhangi bir şikâyete yol açmayan bu oluşumlar, yıllarca fark edilmeden büyüyebiliyor. Ancak bazı polip türleri zaman içinde kansere dönüşme potansiyeline sahip. Uzmanlara göre kolon kanserlerinin büyük bir kısmı, yıllar içinde kansere dönüşen bu poliplerden gelişiyor. Belirti Vermeden İlerleyebiliyor Kolon polipleri ve erken evre kolon kanseri çoğu zaman belirti vermiyor. Bu nedenle “hiçbir şikâyetim yok” düşüncesi hastalar için yanıltıcı olabiliyor. İleri evrelerde ise dışkıda kan görülmesi, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik (uzun süren ishal veya kabızlık), nedensiz kilo kaybı, karın ağrısı ve şişkinlik, halsizlik ve kansızlık gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, bu şikâyetler görüldüğünde hastalığın çoğu zaman ilerlemiş olabileceğine dikkat çekiyor. Kolon polipleri ve kolon kanserinin erken teşhisinde altın standart yöntem ise kolonoskopi olarak kabul ediliyor. Kolonoskopi sayesinde kalın bağırsağın tamamı ayrıntılı şekilde incelenebiliyor ve tespit edilen polipler aynı işlem sırasında çıkarılabiliyor. Bu özelliğiyle kolonoskopi yalnızca tanı koyan bir yöntem değil, aynı zamanda koruyucu bir tedavi aracı olarak öne çıkıyor. Genel olarak 50 yaşından itibaren herkesin düzenli kolonoskopi yaptırması önerilirken, ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan kişilerin daha erken yaşta taramaya başlaması tavsiye ediliyor. Prof. Dr. Sabahattin Destek: “Korkulacak Olan Teşhis Değil, Geç Kalmaktır” Tedavinin hastalığın evresine göre planlandığını belirten Prof. Dr. Destek, polip aşamasında kolonoskopi sırasında yapılan çıkarma işleminin çoğu zaman yeterli olduğunu ifade ediyor. Erken evre kolon kanserinde cerrahi tedaviyle hastalığın tamamen ortadan kaldırılabildiğini vurgulayan Destek, ileri evrelerde ise cerrahiye ek olarak kemoterapi ve bazı durumlarda radyoterapinin gündeme gelebileceğini belirtiyor. Günümüzde gelişen cerrahi teknikler sayesinde birçok hastanın kapalı (laparoskopik veya robotik) yöntemlerle ameliyat edildiğini aktaran Destek, bu yöntemlerin hastalara daha az ağrı, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme süreci sağladığını kaydediyor. Uzmanlar, 50 yaş üzerindeki bireylerin, ailesinde kolon kanseri veya polip öyküsü bulunanların, obezite sorunu yaşayanların, hareketsiz yaşam sürenlerin, liften fakir ve işlenmiş gıdalardan zengin beslenenlerin, sigara ve alkol kullananların daha yüksek risk altında olduğuna dikkat çekiyor. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi ve düzenli tarama programlarına katılım, kolon kanserinden korunmada hayati önem taşıyor. Prof. Dr. Destek, “Kolon kanseri erken yakalandığında büyük oranda tedavi edilebilir, hatta polip aşamasında tamamen önlenebilir bir hastalıktır. Şikâyetleri beklemeden tarama programlarına katılmak hayat kurtarır” diyerek erken teşhisin önemini bir kez daha vurguluyor.  
Sıradaki Haber Yükleniyor...

antalya escort

bodrum escort